Venezuela Saldırısı ve Tayvan: Teknolojiyi Yoketmek
- Yuşa Kaymakçı

- 3 Oca
- 6 dakikada okunur

ABD bugün itibariyle Venezuela’ya bi hava saldırısı başlattı. Savaş uçakları ve saldırı helikopterleri tarafından belli noktalar vuruldu. Başkan Trump’ın açıklamasına göre Venezuela devlet lideri Nicholas Maduro ve eşi ABD özel harekat birimleri tarafından yakalanarak ülkeden çıkarıldı.
Tüm bu yaşananlar uzun zamandır konuşulan Çin’in Tayvan’ı işgali ihtimallerini daha da güçlendirdi.
Tayvan: Teknolojinin Kalbi
Tayvan Nasıl Doğdu?
Tayvan, Çin’in Güney Doğu’sundan yer alan bi ada ülkesi. Daha doğrusu birçok Batı bloğu ülkesi tarafından ülke olarak tanınsa da Çin ve birçok devlet tarafından da bağımsızlığı kabul edilmiş değil. Türkiye de Tayvan’ı devlet olarak tanımadı.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurucusu olarak kabul edilen Çin Komünist Partisi’nin ilk lideri, devrimci Mao Zedong’un yönetimi zorla ele geçirmesiyle Çin’deki liberal-demokrat’lar ülkeyi terkettiler ve Tayvan adasına sığındılar. ABD, Tayvan adasındaki bu liberal Çin’lilerin koruyuculuğunu yaptı. Bu hem ABD’nin ikinci dünya savaşı sonrası üstlendiği Komünizm ve Sosyalizm’le savaşma rolünün gereği hem de Çin’in çok yakınına konumlanmış güçlü bi karakol yapılanması kurma stratejisiydi.
Deniz Aşırı Üretim ve Birinci Ada Zinciri
ABD bu zamana kadar yayınlanmış tüm güvenlik doktrinlerinde birinci ada zinciri yani; Japonya, Tayvan, Filipinler ve Endonezya’ya kadar olan adalar zincirini korumanın birinci önceliği olduğunu ilan ediyor. Çünkü Pasifik’te hakimiyet bu sınırlardan başlıyor.
ABD koruması altında olan bu ülkeler gelişmek için büyük fırsat buldular çünkü savunmaya yatırım yapmalarına gerek yoktu. Eğitim ve teknolojiye yatırım yaparak geliştiler. Bu ülkelerdeki potansiyeli farkeden ABD’li şirketler fabrikalarını ve üretim tesislerini hızla bu bölgeye taşımaya başladılar ve küresel ekonomik düzenin ilk büyük adımları atılmış oldu.
Teknolojiyle Tanışma
ABD ile geliştirilen bu iyi ilişkiler ve entegrasyon Japonya, Tayvan, Güney Kore gibi ülkelerin vatandaşlarına kolay ABD seyahati, işbirlikleri için avantaj sağladı. Bugünkü dünyanın en büyük şirketi Nvidia’nın kurucusu Jensen Huang da ABD’de eğitim alma fırsatı bulmuş bi Tayvan’lı. Rakip çip şirketi AMD’nin CEO’su ise Huang’ın bizzat öz kuzeni. Samsung kurucusu Lee Byung ise ABD ile iş yapabilme fırsatlarını çok iyi değerlendirmiş bi iş adamı.
Tayvan’ı bugün bu kadar önemli bi hale getiren TSMC kurucusu Dr. Morris Chang da aynı şekilde ABD’de eğitim almış ve bildiklerini ülkesinde uygulamış bi iş adamı. Hızla büyüyen çip sektöründe var olmanın Tayvan için hayati olduğunu söylemiş ve diplomatik becerileriyle de bu kritik üretim tesislerinin Tayvan’a kurulması için gerekli yatırımları ülkeye çekmeyi başarmış birisi.
Bugün gelinen noktada TSMC tıpkı Dr. Morris Chang’ın da dediği gibi Tayvan için hayati bi konuma gelmiş durumda. Eğer Tayvan’daki TSMC fabrikaları olmasaydı bugün Tayvan’ın Çin tarafından işgal edileceğini kolayca söyleyebilirdik.
TSMC: Dünyanın En Önemli Şirketi
TSMC yalnızca Tayvan için değil dünya ekonomisi için hayati öneme sahip bi şirket. Telefonlardan, bilgisayarlara, çamaşır makinesinden, otomobillere, savaş uçaklarından, güdümlü füzelere tüm bu cihazların çalışması için gerekli çiplerin %60’ından fazlası TSMC tarafından üretiliyor. Akıllı telefon ve bilgisayarlarda kullanılan en gelişmiş çiplerinse %90’ından fazlası TSMC tarafından üretiliyor. Yapay Zeka modellerinin çalışması için gerekli en gelişmiş çiplerinse tamamı TSMC tarafından üretiliyor.
TSMC dünya çip üretiminde kelimenin tam anlamıyla tekel duruma gelmişken üretimin de neredeyse tamamı Tayvan’da yapılıyor. Dünya çapında yüzlerce şirketle çalışan TSMC’nin Tayvan’la bağları bilinenin çok ötesinde.
TSMC’nin 83 binden fazla çalışanının %90’ı Tayvan’lı ve %87’si Tayvan’da ikamet ediyor. TSMC toplam üretimininse %90’ı Tayvan’da yapılıyor. Yani TSMC’nin Tayvan dışında üretim tesisleri bulunsa da bunlar üretimin çok küçük bi kısmında var. Japonya ve Almanya’daki tesisler yalnızca kamera sensörleri ve otomobillerde kullanılan daha az gelişmiş çiplerin üretimini yapıyor.
Tayvan TSMC için yalnızca bi üretim üssü değil aynı zamanda yetişmiş insan kaynağının da merkezi. TSMC’nin Tayvan’daki 17 üniversitede başlatmış olduğu 57 yarı-iletken üretim programı var.
TSMC dünyanın en önemli şirketi haline gelirken Tayvan halkını da dünyanın en önemli insanları haline getiriyor. Tayvan’a yapılacak kontrolsüz bi saldırı dünyanın en önemli teknolojisini üreten beyinlerin ölümü anlamına gelebilir. Eğer Çin Tayvan’ı zorla ele geçirmeye çalışırsa ülkeyi terkeden beyinler ABD’ye giderse bunun Çin’e hiçbir faydası olmayacağı gibi tam tersi zararı olur.
Tayvan Çip Üretim Ağı
TSMC çip üretiminde bu verimliliğe Tayvan'ın küçük bi ada ülkesi olması sayesinde geldi. Şirketin başarısı yalnızca teknolojisi ve bilgisinden değil aynı zamanda Tayvan hükümetinin yarı-iletken sektörüne verdiği önemden geliyor.
Tayvan’da üç tane ana bilim parkı var; Hsinchu, Taichung ve Tainan. Hsinchu Bilim Parkı Tayvan çip üretiminin %60’ını karşılıyor. Burada TSMC genel merkezi, AR-GE merkezleri, ve TSMC ile çalışan 189 ana tedarik şirketi aynı park içinde bulunuyor. Park içerisinde 17 çip üretim tesisi, 17 test ve gelişmiş çip paketleme tesisi birbirlerine çok entegre bi şekilde çalışıyor.
Her bir park arasındaki mesafe araçla 2 saat. TSMC gerekli ham madde, ekipman ve servislere çok kısa süre içerisinde ulaşıyor. Lojistik ve transfer süreçleri zaman almadan ve minimum hasarla hallediliyor. Örneğin ABD’de ülkenin geniş coğrafyaya yayılmış olması bu avantajları ortadan kaldırıyor.
TSMC Arizona Fabrikası, ABD’nin Baskısı
Küresel dünya ekonomik düzeninin sonuna gelinen son yıllarda ABD üretimi içeri çekme hamleleri yapmaya başladı. ABD’nin özellikle gelişmiş çipler gibi kritik teknolojilerdeki dışa bağımlılığı ekonomik güvenliği açısından tehlike olarak görülmeye başlandı. Önceki başkan Biden döneminde uygulamaya alınan CHIPS Act yasası kapsamında TSMC, ABD içi üretime zorlandı. 2022’de TSMC ABD’nin Arizona eyaletinde yeni bir çip üretim tesisi kurdu. Tesis üretime henüz geçtiğimiz yılın ortalarında başladı.
Fakat TSMC’nin maksimum verimlilikteki çip üretimi için gerekli tedarik ağı Arizona sitesinde yok bu da tesisi yüksek oranda Tayvan’dan gelecek tedariğe bağımlı yapıyor. Buda tesisin Tayvan’daki üretim verimliliğinin çok gerisinde bi üretim yapmasına neden oluyor. Bu da çip fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Yani telefondan, bilgisayara her şeyin fiyatının artması demek.
Bu her ne kadar pahalı bi yöntem olsa da üretimin dışarıda kalması da ABD için bi maliyet. Çünkü dünya ticaret akışındaki ufak bir aksama ABD’ye on milyarca dolar zarara mal olabiliyor. Pandemi sonrası yaşanan çip krizinin ABD’ye maliyetinin 240 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Ki bu çok büyük bi aksama da değildi. Tayvan’ın ablukaya alınması gibi bi durumda bunun onlarca katı olması çok muhtemel. Bu trilyonlarca dolarlık bi kayıp demek.
Tayvan Çevresinde Artan Gerginlik: Çin
Çin son birkaç yıldır sessizlik politikasını bozmaya başladı. Bağımsız savunma sanayi ve teknoloji hamleleriyle cesaretlenen Çin, Tayvan’ı ciddi şekilde tehdit ediyor. Ada etrafında savaş gemileri ve savaş uçaklarıyla devamlı şekilde tatbikatlar gerçekleştiriyor.
Trump sonrası iyice saldırganlaşan ABD, Çin’in ticaret partnerlerini tehdit ederken aslında Çin’e sessiz kalmak diye bi seçenek kalmıyor. Sessiz kalmak; yerini bilmek, küçülmeyi kabul etmek demektir. Çin’li şirketler pazarlarını kaybettiği takdirde üretim azalır ve Çin ekonomisi küçülür. Üretim azaldıkça da Çin’in maliyet avantajı ortadan kalkar.
Venezuela’nın ardından örneğin İran’daki rejimin de düşmesi Çin’in petrol aldığı ticaret partnerlerini kaybetmesi anlamına gelir ve Çin giderek Rus petrolüne bağımlı hale gelir. İran ve Venezuela’dan aldığı ucuz petrolü kaybetmesi halinde bu da üretime ayrı bi maliyet daha ekler.
ABD’nin Çin’in müdahil olduğu tüm pazarları silah zoruyla elinden alma stratejisi Çin ekonomisini doğrudan vuruyor. Fakat Çin henüz hiçbir zaman silahı eline almadı. ABD’ye bi karşılık verebilmek için canını yakacak bi hamle yapmak zorunda. Tayvan’ı işgal etmese dahi ticaret gemilerini tehdit ederek de cevap verebilir. Bu bile dünya ekonomisi için çok zorlu bi süreç olur.
Çin son olarak Tayvan çevresinde geniş çaplı bi tatbikat başlattı. 1 hafta sürecek tatbikat kapsamında Tayvan’a olan tüm hava seferleri iptal edildi. 80 bin uçak bileti iptal oldu. Birçok ABD’li yetkili bu tatbikatı “işgalin provası” olarak nitelendirdi.

Çİn bu “işgal provası”nı 5-6 gün önce ABD’nin Tayvan’la 13 milyar dolarlık yeni silah anlaşması yapmasının ardından başlattı ve ABD tarafından gelen eleştiri ve tehditlere de sert şekilde yanıtlar verdi.
Çin, ABD büyükelçiliği tarafınan paylaşılan bi görselde Tayvan çekirge olarak tasvir edilmiş, ABD’nin eline tutuşturduğu silahlar nedeniyle de yorgun düşmüş, ardından bi kol ABD bayrağı ile tasvir edilmiş ve elindeki çubukla çekirgeyi itiyor, çekirgenin karşısından ise bi tekerlek geliyor, bu tekerlek Tayvan-Çin birleşmesini temsil ediyor. Çin, Tayvan’ın ABD ittirmesiyle birleşmenin önüne çıkarsa tekerleğin altında ezileceğini ima ediyor.

Çin lideri Xi verdiği bir mesajda; “ABD, Tayvan yeniden birleşmesini durduramayacak” dedi.
Tayvan’daki tatbikat sürerken Trump, Netenyahu ile buluşmasında “İran’ı vurabiliriz” mesajını verdi. Herkesin gözü İran’dayken, İran’da halk ayaklanmaları çıkmış, işgalin bahanesi mi olacak derken, bugün bi anda Venezuela’ya saldırı düzenlendi ve devlet başkanı ele geçirildi.
Tüm bu gelişmeler birbirinden bağımsız okunamaz.
Teknoloji, Ekonomi, ve Jeopolitiğin Kesişim Noktası: Tayvan, ve Onu Yoketmek
Bütün ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını korumaya çalıştığı bi dönemdeyiz. Bunun için teknolojiye sahip olmak gerekir. Her ikisine de sahip olmak için Tayvan'a sahip olmak gerek.
Tayvan adeta insanlığın gelmiş olduğu son nokta, dünyanın en gelişmiş teknolojisinin bilgisine sahip insan kaynağı Tayvan'da. IQ ortalaması olarak dünyanın en zeki ülkesi olduğu düşünülüyor.
Tayvan'ın olmadığı bi dünyada bugün sahip olduğumuz neredeyse tüm teknolojiler hayatımızdan çıkıyor. Akıllı telefon, bilgisayar çipleri, mobil iletişimi sağlayan 5g modem çipleri hepsi Tayvan'da üretiliyor. Telefon ve bilgisayar almanın aşırı lüks olduğu dünyaya geri dönerdik, görüntülü görüşme artık yok yalnızca sesli arama. Yapay Zeka modellerine gücünü veren GPU'ların %90'ından fazlası. Yapay Zeka çip üretimi aşırı pahalı olacağı için böyle bi teknolojinin varlığından bile haberdar olmazdık. Airpods'lar, akıllı saatler yok, kablolu kulaklıklara geri dönüş. Otomobillerdeki şerit takip, çarpışma önleme, elektronik stabilite sistemleri gibi standart özelliklere elveda. Yalnızca Mercedes S serisi falan alırsanız bu özelliklere sahip olabiliriz.
Yani dünya adeta 90'lara geri dönüyor. Tayvan tüm bu teknolojilere ucuza erişimi mümkün kıldı.
Çin Tayvan'ı ele geçirirse kritik çip bilgisini ele geçirmesi istenmiyor. Bu yüzden ABD fabrikaları kendisi havaya uçurmayı değerlendiriyor. Bunun yaşandığı senaryoyu bi düşünün. Yıllarca hiçbir teknolojiye erişemeyeceğiz. Var olan cihazlar altın değerinde olacak, yenisini almak mümkün olmayacak.
İnsanlık bu zamana kadar inşa ettiği her şeyi yıkmış olacak.






Yorumlar