Siyonizmin Büyük Emelleri Suya mı Düşüyor?
- Yuşa Kaymakçı

- 25 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur

Siyonizmin temelleri 1800'lü yılların başında İngiltere'de atılmaya başlandı. Anglikan ve Yahudi din adamları Yahudiler ve Hristiyan'ları ortak bi payda da buluşturacak fikirler üzerinde çalışmalar yaptılar. Kudüs'ün Yahudilere ait olduğu ve geri alınması gerektiği konusunda kamuoyu oluşturmaya başladılar. Bu fikir Evancelizmin temellerini oluşturdu. Evancelistler Yahudi ve Hristiyan'ların ortak tarihi geçmişe sahip oldukları ve birbirlerine yardım etmeleri gerektiğini savunuyorlar. Günümüzde halâ çok etkililer.
Evancelist toplantılarına en yüksek katılımı Yahudiler sağlıyordu. Fakat zenginler değil, daha çok Doğu Avrupa'dan siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle göçen ve İngiltere'de mülteci konumunda olanlar. Ostjuden Yahudileri. Mülteci Yahudiler Evancelizm toplantılarını daha çok kabul görülme, aralarında dayanışma için kullandılar. Sonrasında zenginler de Evancelizmi desteklemeye başladı. Bunu hem servetlerini hem de etkilerini büyütmek için hem de dini bi vazife olarak yaptılar.
1800'lerin sonuna gelindiğinde hem zenginleşen hem de siyasi olarak güç kazanan Yahudiler dünyanın diğer noktalarındaki Yahudi topluluklarıyla da bağ kurmaya başladı. Siyonizmin babası olarak bilinen Theodor Herzl ilk defa bi Yahudi devleti kurulması fikrini ortaya attı. Bu fikri destekleyenlere Siyonist denildi. Herzl birçok devlet adamı ve Yahudi zenginle görüştü ancak bu fikri kendisi hayattayken hiçbir zaman karşılık bulmadı. Zenginler hallerinden memnundu. İngiltere'nin Osmanlı devletini ayakta tutma politikası vardı.
Ancak yıllar geçtikçe şartlar değişti. Osmanlı devletinin giderek zayıflaması, sanayi devrimi ve petrolün artan önemiyle birlikte artan Orta Doğu'nun cazibesi ve Siyonizmin İngiltere politikası üzerindeki artık çok güçlü etkisi İngiltere'nin Osmanlı devletini ayakta tutma politikasını değiştirdi. İngiltere dışişleri bakanı Arthur Balfour'un yayınladığı bildirgede Filistin toprakları üzerinde bi İngiliz-Yahudi devleti kurulması gerektiği ilan edildi.
Arthur Balfour diğer politikacıları ikna etmek için de bu sayede Yahudi mültecileri de göndermiş oluruz diyodu. İsrail'in kurucusu David Ben Gurion da İşçi Örgütlerine liderlik eden sosyalist bi adamdı. Ben Gurion daha sonra Filistin topraklarında kurulan Yahudi devletinde İşçi Partisini kurdu ve İsrail başbakanı oldu.
Yani Siyonizm aslında temelde ezilen bi halkın dayanışması ilkelerine dayanıyor. İsrail devleti kurulduktan sonra en büyük desteği de İngiliz İşçi Partisinden buldu. İsrail günümüze kadar yaşanan her olayda hep mağdur oldu. Ezilen ve istenmeyen oldu.
Ancak Gazze ve Batı Şeria'da yaptıkları hep bi kredisini düşürdü, mağduriyetini gittikçe yitirdi. Siyonistler artık ABD'de çok güçlü hale geldi. Vadedilmiş topraklar hayalleri hem Amerikan hem de Avrupa'lı devletlerin politikalarına yön vermeye başladı. Orta Doğu'ya çok fazla müdahil olan Batılı devletler bölgesel istikrarsızlığın ana nedeni haline geldi, terörü finanse eder hale geldiler.
Bölgesel istikrarsızlık ve gitgide yayılan terör Avrupa'yı da tehdit etmeye başladı. Suriye, Irak, Afganistan'dan gelen göçmenler Avrupa'yı da istikrarsızlaştırmaya başladı. İsrail'in yayılmacı politikası ve pervasız hareketleri ve Gazze'de yaptığı soykırım artık bardağı taşırdı. Avrupa'lı devletler külfeti daha fazla taşıyamaz hale geldi. İsrail artık mağdur değildi İsrail artık güçlüydü.
Sosyalist dernekler, insan hakları savunucuları, vicdanlı insanlar bi anda Filistin'in yanına geçmeye başladı. Artık ezilen ve yok sayılan halk Filistin'lilerdi.
Son olarak Avrupa'lı devletler Siyonizmin temellerinin atıldığı İngiltere dahil bir bir Filistin'i tanımaya başladı. Trump BM'de Gazze konulu olarak İslam ülkeleriyle toplantı yaptı ve bu benim en önemli toplantım dedi. Çünkü artık Orta Doğu'da istikrarın sağlanması Batılı devletlerin en önemli politikası bi ulusal varoluş meselesi haline geldi. İsrail artık en büyük zararı kendilerine veriyor.






Yorumlar